Osmanlı devlet yönetimi ve vakıf geleneğinin önemli isimlerinden Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi'nin aile mirası, 'Kalbin Mührü' başlıklı sergiyle gün yüzüne çıktı. 18. yüzyıldan bu yana farklı mekanlarda korunan koleksiyon, ilk kez bütüncül bir anlatıyla sanatseverlerle buluşuyor. 31 Temmuz tarihine kadar ziyarete açık kalacak olan sergi, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan üç yüz yılı aşkın bir aile geleneğini ve bilgi aktarımını merkezine alıyor.
Kültürel Mirasın İzinde
Serginin kavramsal çerçevesini oluşturan Zeynep Esen, projenin sadece bir aile hikayesi anlatmakla kalmayıp, kültürel mirası yeniden görünür kılmayı amaçladığını belirtiyor. 18 padişah ve 12 cumhurbaşkanı dönemine tanıklık eden bu sülalenin arşivi, vakıf bilinci ve kültürel mirasın sürekliliği açısından büyük önem taşıyor. Serginin simgesi olan kalp biçimindeki vakıf mührü, Hacı Mustafa Efendi'nin kitapların gelecek kuşaklar tarafından kullanılması yönündeki vasiyetini temsil ediyor.
Zengin Bir Koleksiyon
Üç binden fazla yazma eserin yer aldığı sergide, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'na bağlı Süleymaniye ve Kastamonu kütüphanelerinden seçilen eserler de bulunuyor. Edebiyattan tarihe, su kültüründen şehir medeniyetine kadar pek çok tematik başlığı kapsayan eserler, aile arşivinden çıkan belgelerle destekleniyor. Cubis Art İstanbul tarafından düzenlenen bu sergi, Anadolu'nun kültürel mirasını çağdaş bir bakış açısıyla ele alan yeni bir sergi dizisinin de ilk adımı olma özelliğini taşıyor.
Bu çalışma, özel arşivlerin korunması ve kamusal hafızaya kazandırılması noktasında bir model oluştururken, Osmanlı'nın bilgi üretme kültürünü de günümüzle buluşturuyor. Ziyaretçiler, geçmişin izlerini taşıyan bu nadide eserler aracılığıyla vakıf kültürünün ve ortak kültürel hafızanın derinliklerine inme fırsatı buluyor.