TBMM Başkanlığına sunulan 18 maddelik yeni kanun teklifi, çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler yapmayı hedefliyor. Çocukların suça karışmasını önlemek ve caydırıcılığı artırmak amacıyla hazırlanan düzenleme, cezai yaptırımların yanı sıra sosyal ve eğitsel tedbirleri de beraberinde getiriyor.
Cezalar ağırlaştırılıyor
Teklifle birlikte, 12-15 yaş grubundaki çocuklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan ceza aralığı 13 ila 18 yıla çıkarılıyor. 15-18 yaş grubunda ise bu ceza 19 ila 27 yıl olarak belirleniyor. Ayrıca, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, hakime 15-18 yaş grubundaki çocuklar için yaş indirimi uygulamama yetkisi tanınıyor.
Ailelerin sorumluluğu ve silah güvenliği
Yeni düzenleme, ailelerin çocukları üzerindeki bakım ve eğitim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda hapis cezalarını artırıyor. Özellikle ateşli silahların çocuklar tarafından ele geçirilmesine neden olan yetişkinlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ayrıca, 18 yaşından küçüklere bıçak ve benzeri kesici aletlerin satışı yasaklanırken, internet üzerinden yapılan satışlar da bu kapsamda değerlendirilecek.
Dijital denetim ve yeni tedbirler
Teklif, çocukları dijital risklerden korumak amacıyla telefon, bilgisayar ve tablet gibi cihazların denetlenebilmesine olanak tanıyor. Mahkeme kararıyla, riskli görülen dijital platformlara erişim engellenebilecek. Bunun yanı sıra, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için çevre temizliği, kütüphane çalışmaları ve bağımlılık tedavisi gibi yeni yönlendirme tedbirleri uygulanacak.
Terminoloji değişikliği
Mevcut mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi, çocuk üzerinde ön yargı oluşturabileceği gerekçesiyle "adli süreçteki çocuk" ifadesiyle değiştiriliyor. Ayrıca, 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme raporu alınması zorunlu hale getirilerek, çocuğun sosyal çevresi ve suça yönelme nedenleri daha detaylı incelenecek.
Düzenleme, çocukların ceza infaz kurumlarında suç türlerine göre sınıflandırılmasını ve ağır suç işleyenlerle diğer çocukların ayrı bölümlerde tutulmasını da öngörüyor.