İranlı yetkili Garibabadi, "Fedakar Hukukçular" başlıklı bir sempozyumda yaptığı konuşmada, ülkesinin maruz kaldığı savaş suçlarını hem ulusal hem de uluslararası platformlarda kararlılıkla takip edeceklerini vurguladı. İran'ın yaşadığı kayıplara dikkat çeken Garibabadi, hukuki sürecin on yıldan fazla sürebileceğini ancak bu mücadelenin sonuna kadar götürülmesi gerektiğini ifade etti.
İran yönetimi, ABD aleyhine uluslararası mercilere sunulmak üzere bin 400 sayfayı aşan kapsamlı bir hukuki dosya hazırladı. Yetkililer, yabancı mahkemelerde açılacak davaların usul yönünden reddedilmemesi için öncelikle ulusal mahkemelerde yargılama yapılmasının kritik bir ön koşul olduğunu belirtti. Bu stratejiyle, İran'ın veya özel mağdurların başvurularının hukuki engellere takılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Savaş suçlarının belgelenmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirten Garibabadi, zaman aşımı riskine karşı ilgili kurumları belge toplama konusunda daha dikkatli olmaya çağırdı. İran'da yürütülecek yerel yargılamaların, uluslararası girişimler için güçlü bir dayanak oluşturacağı kaydedildi.
Bölgedeki gerilim, 13 Haziran 2025 tarihinde İsrail'in nükleer tesisleri ve üst düzey askeri komuta kademesini hedef alan saldırılarıyla tırmanmıştı. Bu saldırılarda çok sayıda komutan ve nükleer bilim insanı hayatını kaybetmişti. Ardından 22 Haziran'da ABD, İran'ın kritik nükleer tesislerine yönelik doğrudan saldırılar gerçekleştirmişti. 18 Haziran 2026'da başlayan ve tarafların hava saldırıları ile füze atışlarıyla genişleyen çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nda ciddi bir güvenlik krizine yol açmıştı. Diplomatik çabalar neticesinde taraflar 27 Temmuz tarihinde çatışmaları durdurma kararı almıştı.