Adana'da bir şehirler arası otobüs firmasında hostes olarak çalışan Jale Sürer, 2 Haziran 2010'da Ankara-Adana seferinden döndükten sonra otogarda sevgilisi Hakan Uçar ile buluştu. Otogardan ayrılıp, birlikte yemek yiyen çift, otomobille Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi'ne gittikten sonra Jale ve Hakan Uçar'dan bir daha haber alınamadı.
Çiftin aileleri polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Bir gün sonra mahalledeki narenciye işçileri, Uçar'ın otomobilini sulama kanalında buldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri, yaklaşık 20 kilometre uzakta elleri arkadan plastik kelepçeyle bağlanmış halde Jale Sürer'in cesedini buldu. 1 gün sonra ise yakın bir noktada başından silahla vurulduğu anlaşılan Hakan Uçar'ın cesedine ulaşıldı.
Otomobilin bulunduğu yerin yakınındaki yolda kan izlerine rastlayan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, delil çalışması yaptı. Otomobili sudan çıkarıp, çekiciyle emniyet otoparkına götüren polis, araçta da inceleme yaptı. Jale Sürer ve Hakan Uçar'ın cenazeleri, Adana Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsilerinin ardından aileleri tarafından teslim alınarak, toprağa verildi. Cinayet dedektifleri olayla ilgili araştırma yapsa da 16 yıldır sevgililerin kim ya da kimler tarafından öldürüldüklerine dair hiçbir ize ulaşamadı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan dosyaların yeniden mercek altına alınacağını duyurdu. Bakan Gürlek'in açıklaması, Jale Sürer'in annesi Hatice ile babası Kazım Sürer'i, (57) kızlarının katillerinin bulunması konusunda umutlandırdı.
Kazım Sürer, kızının cinayetten 10 gün önce hostesliğe başladığını anlatarak, "O gün Bursa'ya seferi vardı. O sefer iptal olunca Ankara'ya gidip, dönmüş. Biz bir gün sonra döneceğini biliyorduk. Otogara geldikten sonra Hakan ile buluşmuş. Hakan da otogarın çıkışındaki akaryakıt istasyonunda otomobilini yıkamış, görüntülerde görünüyor. Oradan çıktıktan sonra yemek yemişler. Sonra da evimize yakın bir noktaya gelmişler. Sabah saat 10.00 sıralarında kızımızın cesedinin bulunduğunu öğrendik. Annesi de olay yerine gitti. Kızımızın otopsisinde hiçbir tecavüz bulgusuna rastlanmadı. Elleri arkadan bağlanıp, suya atılmış şekilde bulundu" diye konuştu.
'HAKAN'IN AİLESİ PROGRAMA ÇIKTIK DİYE TEPKİ GÖSTERDİ'