Merkez Öğretmenevinde gerçekleştirilen toplantıya, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, İbrahim Çeçen Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Akif Arslan, okul müdürleri ile kentte görev yapan çok sayıda basın mensubu katıldı.

Toplantıda konuşan Kökrek, uzun süredir bir araya gelemedikleri basın mensuplarıyla bu kez vicdani bir sorumluluk için buluştuklarını söyledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan engelli personel Cemal Özcan'ın oğlu Kerem'in yaşam mücadelesine dikkat çeken Kökrek, "Bugün burada bir fikir alışverişi yapmak, bir yol haritası belirlemek için bir araya geldik. Bizim personelimiz olan Cemal Özcan'ın oğlu SMA hastası. Her ne kadar Milli Eğitim camiasında görev yapan bir personelimizin evladı olsa da bu mesele artık hepimizin meselesidir. Bu konuda siz değerli basın mensuplarımızın desteğine ihtiyacımız var. Çünkü bazen bir çocuğun hayatına umut olmak için sadece bir haber, bir çağrı, bir farkındalık yeterli olabiliyor." ifadelerini kullandı. Kampanyanın daha geniş kesimlere ulaşabilmesi için toplumun tüm kesimlerinin desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade eden Kökrek, "Belki birbirimizin derdine derman oluruz diye bugün burada toplandık. İnşallah Kerem evladımız için hep birlikte güzel bir sonuç alırız." dedi.

"HERKES ELİNİ TAŞININ ALTINA BIRAKMALIDIR"

Arslan da, Ağrı'da Kerem için yeterli toplumsal farkındalığın oluşmadığını belirtti. SMA tedavisinin Türkiye'de yapılamadığını, yurt dışında uygulanabilen tedavi için yaklaşık 86 milyon liraya ihtiyaç duyulduğunu anlatan Arslan, "Herkes elini taşının altına bırakmalıdır. Aslında mesele rakamların büyüklüğü değil, birlik olabilmek. Ağrı'nın bu yavrumuza sahip çıkması gerekiyor. Birçok şehir kendi çocuğuna sahip çıkıyor. Biz de Kerem için bir kamuoyu oluşturmak zorundayız." diye konuştu.

"KEREM DİYOR Kİ, 'DAYIM NEDEN BENDEN VAZGEÇTİ?'"

Kerem'in ailesinin büyük bir çaresizlik içinde olduğunu ifade eden Arslan, annenin kendisini arayarak yaşadığı acıyı anlattığını dile getirdi. Arslan, "Bir hafta önce annesi beni aradı. 'Kerem diyor ki dayım niye benden vazgeçti?' dedi. O söz insanın yüreğini paramparça ediyor. Anne okuma yazma bilmiyor, baba engelli ve kendisini ifade etmekte zorlanıyor. Bu aile sadece evlatlarını yaşatmaya çalışıyor." ifadelerini kullandı. Ailenin daha önce aynı hastalıktan bir çocuklarını kaybettiğini hatırlatan Arslan, ikinci kez aynı acının yaşanmaması için toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu.