Olay, geçen yıl 2 Ekim'de saat 21.00 sıralarında Hacılar ilçesi Beğendik Mahallesi Şehit Şükrü Bayram Caddesi'ndeki bir bağ evi önünde meydana geldi. Camiden çıkan Fahri ve Gülhanım Baktır çifti, evlerinin önüne geldiğinde silahlı saldırıya uğradı. Av tüfeği ile açılan ateş sonucu saçmaların isabet ettiği çift yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis, bağ evinin bulunduğu caddeyi trafiğe kapatarak, geniş güvelik önlemi aldı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Baktır çiftinin hayatını kaybettiği belirlendi. Gülhanım ve Fahri Baktır, otopsi işlemlerinin ardından Hacılar ilçesinde toprağa verildi.

Polis, kaçan şüpheli veya şüphelileri yakalamak için başlattığı çalışmada, suç mahallinde at izlerine rastladı. Bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği koordinesinde İstihbarat Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, İnsansız Hava Araçları Büro Amirliği ve Polis Arama Kurtarma (PAK) ekipleriyle birlikte özel bir araştırma ekibi oluşturuldu. Yapılan teknik takip, dinleme, arazi arama-tarama çalışmaları ve 125 saatlik kamera incelemeleri sonucunda şüphelinin Murat G. olduğu, olay yerine at ile gelip, silahlı saldırı olayını gerçekleştirdikten sonra yine at ile uzaklaştığı tespit edildi. Bunun üzerine belirlenen adrese düzenlenen operasyonla şüpheli Murat G. yakalandı. Gözaltına alınan Murat G., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede şüpheli Murat G. hakkında, 'Kadına karşı tasarlayarak öldürme' ve 'Tasarlayarak adam öldürme' suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet olmak üzere iki kez ceza istendi. İddianamede, ifadesine de yer verilen Murat G., alınan tüm ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyerek, analizi yapılan söz konusu atın kendisine ait olmadığını, cinayeti de kendisinin işlemediğini öne sürerek suçsuz olduğunu savundu. Şüpheli ayrıca üvey annesinin ölen Baktır çiftinin çocukları A.B.'den 85 bin lira alacağı olduğunu söyledi.

Cinayeti bölgede at nalı izlerinin ortaya çıkardığının da belirtildiği iddianamede, İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği koordinesinde İstihbarat Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, İnsansız Hava Araçları Büro Amirliği ve Polis Arama Kurtarma (PAK) ekipleriyle birlikte oluşturulan özel araştırma ekibinin raporuna da yer verildi. Yapılan teknik takip, dinleme, arazi arama-tarama çalışmaları ve 125 saatlik kamera incelemeleri sonucunda şüphelinin Murat G. olduğunun belirlendiği, olay yerine at ile gelip, silahlı saldırı olayını gerçekleştirdikten sonra yine at ile uzaklaştığı tespit edildiğine vurgu yapıldı. Ayrıca, Murat G.'ye ait at ile bölgede izleri bulunan at izlerinin karşılaştırılmalarının yapıldığı da belirtildi. İddianamede, kamera görüntülerine takılan at ile Murat G.'ye ait atın nal izleri ile kuyruk boyutunun uzunluğunun karşılaştırıldığına da vurgu yapıldı.

Kayseri 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Murat G. ile ölen Baktır çiftinin şikayetçi kızları ile oğlu ve taraf avukatları hazır bulundu. Savunmasında olay sırasında yaylada olduğunu anlatan sanık Murat G, "Her yıl mart ayında Kızılören Mahallesi'ndeki yaylaya çıkarım. Her yıl kasım ayında da tekrar dönerim. Büyükbaş hayvanlarım var. Aynı zamanda arıcılık yaparım. Yazın bunlara yaylada bakarım. Araziyi eker biçerim. Kışın da hayvanları Beğendik Mahallesi'ndeki ahıra getirip orada bakarım. Ölen kişi ile benim evimin arasında 750 metre civarında bir mesafe vardır. Fahri'yi 40 yıl öncesinden tanırım. Ancak, eşini tanımam. Hayatımda hiç görmedim. Çocuklarından da A.'yı tanırım. Aramızda bir husumet yoktur. Yolda, camide karşılaşırız. Ben ona, o da bana selam verir. Camiye gittiğim zamanlarda kadınların geldiğini hiç görmedim" dedi.

Üvey annesi ile maktülün oğlu arasındaki ev satışını da anlatan Murat G., "Üvey annem 10 yıl öncesinden eniştem ve bacıma bunlardan bir daire almış. 60 bin lira para vermiş. 90 bin TL'ye anlaşmışlar. Ayda bin TL para veriyormuş. Toplam 85 bin TL para vermiş. Üvey annemin böyle bir ev aldığını bilmiyordum. Evi alalı 10 yıl olmuş. Evi aldıktan sonra ikinci yılda duydum. Üvey annem söyleyince haberim oldu. 'Giden gitmiş onlar batık ev alma bundan sonra para verme' dedim. 8 yıl önce olan bir mevzu. Buna rağmen aylık para ödemiş. Maktülün oğlu A., üvey anneme bir ev göstermiş, sonrasında da evin asıl sahibi gelmiş. Üvey annem de 'bu parayı al senin olsun' dedi. Ben de 'bunlardan kimse günahını alamıyor nasıl alacaksın' dedim. 'ben sana ödeme yapma demiştim. Niye ödedin' diye sordum. Karışmayacağımı söyledim. Yeğenlerim de 'karışma' deyince böyle bir alacağı üzerime almadım" ifadelerini kullandı.