Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde kapsamlı değişikliklere giderek yeni uygulamaları devreye aldı. 28 Temmuz tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme, özellikle okul öncesi eğitime erişimi artırmayı ve ölçme-değerlendirme sistemini süreç odaklı bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.
Okul öncesi eğitimde genişleme
Yeni yönetmelik, resmi anaokulu bulunmayan ilçelerde okul öncesi eğitime katılımı artırmak amacıyla ilköğretim bünyesinde ana sınıfları açılmasına imkân tanıyor. Bu kapsamda 36-68 aylık çocuklar için kayıt imkânı sağlanırken, yeterli talep oluşması durumunda 36-44 aylık çocuklar için ayrı şubeler oluşturulabilecek.
Değerlendirme kriterleri değişiyor
İlkokullarda akademik başarının yanı sıra öğrencilerin ders etkinliklerine katılımı, iş birliği ve becerileri de değerlendirme sürecine dahil ediliyor. "Proje" kavramı ödev niteliğinden çıkarılarak sorgulamaya dayalı öğrenme ve özgün düşünce üretimi odaklı bir yapıya büründürülüyor. Ayrıca, 20 gün ve üzeri özürsüz devamsızlığı bulunan öğrencilerin takdir veya teşekkür belgesi alması engellenerek okul devamlılığının teşvik edilmesi amaçlanıyor.
Güvenlik ve veli iletişimi
Yönetmelik, okul güvenliğini sağlamak amacıyla Okul Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu'na okul, pansiyon ve eklentilerde arama yapma yetkisi veriyor. Bu işlemlerin öğrenci onurunu zedelemeyecek şekilde ve tutanak altına alınarak yapılması şart koşuluyor. Öte yandan, veli-öğretmen görüşmelerinin daha düzenli yürütülmesi için "Okul Randevu Sistemi" zorunlu hale getiriliyor.
Uzman görüşleri ve eleştiriler
Eğitimciler düzenlemeyi farklı açılardan değerlendiriyor. Bazı akademisyenler, süreç odaklı değerlendirme ve gelişim raporlarının pedagojik açıdan olumlu olduğunu belirtirken, sendika temsilcileri öğretmenlerin idari yükünün arttığını ve eğitimin temel sorunlarına çözüm üretilmediğini savunuyor. Özellikle seçmeli derslerin fiilen zorunlu hale getirilmesi ve güvenlik tedbirlerinin öğretmenlere yüklenmesi, eleştirilen konular arasında öne çıkıyor.
Kayıt süreçlerinde ise e-Okul sistemi üzerinden adres verileri esas alınarak gerçek dışı beyanların önüne geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca, uyum haftası kapsamında velilere yönelik özel programlar düzenlenerek okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi planlanıyor.