İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, Washington yönetimiyle aylardır devam eden askeri gerilimin artık sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti. Pezeşkian, ülkesinin güçlü bir konumda olduğunu vurgulayarak, çatışmaları onurlu bir şekilde bitirmenin zamanının geldiğini savundu. İranlı lider, ABD'nin altyapı tesislerine yönelik saldırılarını eleştirerek, bu durumun küresel çapta tepki topladığını öne sürdü.
ABD'nin Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma kararı ve yeni yaptırım planları, İranlı yetkililer tarafından sert tepkiyle karşılandı. Dışişleri Bakanlığı, bu adımları insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak tanımlarken, yaptırımların sorumlularının cezalandırılması gerektiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD'nin bu hamlelerini, kendi iç borç krizinden dikkatleri uzaklaştırma çabası olarak değerlendirdi.
Uluslararası arenada ise Çin, yaptırımların sorunları çözmek yerine derinleştirdiğini savunarak tarafları diplomatik yollara davet etti. Çinli yetkililer, sorumlu adımlar atılması gerektiğini vurgularken, iki ülke arasındaki ekonomik tecrit çabalarına mesafeli duruyor. Öte yandan, İran ekonomisi üzerindeki baskı giderek artıyor. Uluslararası Para Fonu verilerine göre, ülkede enflasyonun yıl sonunda yüzde 70 seviyelerine çıkması ve ekonominin yüzde 5'in üzerinde küçülmesi bekleniyor.
İran yönetimi, benzin arzındaki sıkıntılar ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Cumhurbaşkanlığı danışmanları, iç tüketimin üretim kapasitesini aştığını ve fiyat düzenlemelerinin kaçınılmaz olabileceğini belirtiyor. Ancak geçmişteki benzer fiyat artışlarının toplumsal protestolara yol açması, hükümeti temkinli olmaya zorluyor.
Ülke içindeki en etkili güç odaklarından biri olan Devrim Muhafızları Ordusu ise daha sert bir tutum sergiliyor. ABD ve İsrail saldırılarına karşı direnişini sürdüren yapı, Hürmüz Boğazı üzerindeki denetim haklarının korunmasını ve savaşın yarattığı yıkım için tazminat ödenmesini şart koşuyor. Dini lider Mucteba Hamaney'in güvenlik konseyine eski bir komutanı ataması, Tahran'ın sertlik yanlısı politikalardan taviz vermeyeceğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Müzakerelerin tıkandığı bu ortamda, İranlı yetkililer ekonomik baskılara rakiplerinden daha uzun süre dayanabileceklerine inanıyor.