Azorlar Üniversitesinden bilim insanları, 2010 yılından bu yana yürüttükleri çalışmalarda, Atlas Okyanusu'nun ortasında yer alan Azor Adaları kıyılarına vuran plastik atıkların kökenini inceledi. Yapılan araştırmalar, bu kirliliğin önemli bir kısmının Kuzey Amerika kıyılarında yürütülen ticari ıstakoz avcılığı faaliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koydu.
3.000 Kilometrelik Yolculuk
Araştırmacılar, Faial ve Pico adalarında 2017 ile 2025 yılları arasında 1.500'den fazla balıkçılık ekipmanı parçası tespit etti. Bu parçaların üzerinde yer alan zorunlu kayıt etiketleri, atıkların %63'ünün Amerika Birleşik Devletleri, %37'sinin ise Kanada kaynaklı olduğunu kanıtladı. Okyanus akıntıları, rüzgârlar ve dalgalar, bu plastiklerin Kuzey Amerika kıyılarından yola çıkarak 3.000 kilometreden fazla mesafe kat edip Avrupa'ya yakın bu adalara ulaşmasına neden oluyor.
Plastiğin Kalıcılığı ve Çevresel Etki
Çalışma, plastik atıkların çevrede ne kadar uzun süre bozulmadan kalabildiğini de gözler önüne serdi. İncelenen etiketlerin bazıları 40 yıl öncesine, yani 1983 yılına kadar uzanıyor. Araştırma grubunun sorumlusu Christopher Pham, bu durumun plastiğin doğadaki aşırı kalıcılığını vurguladığını belirterek, "Nesnelerin çoğu denize çok uzun yıllar önce karışmış" ifadesini kullandı.
Bilim insanları, bu kirliliğin sadece Azor Adaları ile sınırlı olmadığını, aynı tür atıklara Portekiz ana karası, İngiltere ve İrlanda kıyılarında da rastlandığını belirtiyor. Uzmanlar, sorunun çözümü için balıkçılık ekipmanlarının daha sıkı etiketlenmesi, eski malzemelerin geri dönüşüm için toplanması ve sektörün daha iyi yönetilmesi gerektiğini savunuyor.
Araştırma ekibi, bu bulguların Kuzey Amerika'daki yetkilileri harekete geçirmek için bir uyarı niteliği taşıdığını ifade ediyor. Kirlilikle hiçbir ilgisi olmayan bölgelerin ve insanların bu durumdan mağdur olduğunu belirten araştırmacılar, plastik atıkların denize karışmasını azaltacak önlemlerin acilen alınması gerektiğinin altını çiziyor.