Antalya'da 26 Ekim gece saatlerinde meydana gelen şiddetli hortum, bir inşaat sahasında büyük bir yıkıma yol açtı. Hortumun etkisiyle işçilerin konakladığı iki konteyner tamamen parçalanırken, dört işçi hayatını kaybetti. Olayda yaralanan beşinci işçinin ise sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan doğa olayının olağanüstü boyutlarına dikkat çekerek, konteyner parçalarının yüzlerce metre ötedeki bir anaokulunun çatısına kadar uçtuğunu ifade etti. Vali Şahin, bölgedeki incelemelerinde hortumun hücresel bir yapıda olduğunu belirtti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, olaydan önce Antalya ve çevresindeki iller için sağanak yağış, yıldırım ve sel uyarısında bulunmuştu. Ancak yaşanan can kayıpları, şantiye alanlarındaki güvenlik önlemleri ve geçici barınakların dayanıklılığı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Akademisyenler, iklim krizine uyum sürecinde en kırılgan kesimlerin korunması gerektiğinin altını çiziyor. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nden Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, şantiyelerdeki geçici barınaklar için rüzgara dayanım ve sabitleme standartlarının hayati önem taşıdığını belirtti. Yavaşlı, turuncu ve kırmızı uyarı verilen dönemlerde bu alanların tahliye edilmesinin pahalı olmayan ancak hayat kurtarıcı bir çözüm olduğunu vurguladı.
Türkiye İşçi Partisi tarafından yapılan açıklamada ise yaşanan ölümlerin, işçi sağlığı ve güvenliğini maliyet hesaplarına indirgeyen bir düzenin sonucu olduğu savunuldu. İklim Masası verilerine göre, fırtına hücrelerinden kaynaklanan hortumlar özellikle Ekim ve Kasım aylarında artış gösteriyor. Uzmanlar, yaklaşan COP31 konferansı öncesinde şehirlerde somut önlemlerin alınması çağrısında bulunuyor.