Avrupa Merkez Bankası (ECB), gerçekleştirdiği son toplantıda kilit mevduat faiz oranını yüzde 2,5 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Karar, Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 3,8 ile bankanın yüzde 2'lik hedefinin neredeyse iki katına ulaştığı bir dönemde geldi. Banka yönetimi, enerji fiyatlarındaki artışın hem enflasyon hem de ekonomik büyüme üzerinde ciddi riskler oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.
Toplantının ana gündem maddelerinden biri, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın görev süresinin dolmasına yaklaşık dokuz ay kala, 7 Şubat 2027 tarihinde görevinden ayrılacağını açıklaması oldu. Lagarde, ayrılık kararına ilişkin yaptığı açıklamada, "Geleceğe hazır bir ECB'nin verdiği duyguyla ayrılıyorum" ifadesini kullandı. Bu gelişme, bankanın liderlik koltuğu için yeni bir yarışın başlamasına neden olurken, İspanya'dan Pablo Hernández de Cos ve Hollanda'dan Klaas Knot öne çıkan isimler arasında yer alıyor.
Karar süreci, Fransa'nın yaşadığı siyasi ve mali krizin gölgesinde şekillendi. Fransa'nın 10 yıllık borçlanma maliyetlerinin yüzde 5 seviyesini aşması, Avro Bölgesi genelinde finansman koşullarını sıkılaştırdı. ING gibi finans kuruluşları, tahvil piyasasındaki bu hareketliliğin merkez bankasının faiz artırım ihtiyacını kısmen karşıladığını öne sürdü. Ancak Lagarde, Fransa'nın yaşadığı mali sorunların çözümünün öncelikle ülkenin kendi iç politikalarıyla ilgili olduğunu belirterek, dışarıdan bir kurtarma beklentilerine mesafeli durdu.
ECB, bilanço politikalarında değişikliğe gitmeyerek tahvil portföylerini küçültme sürecini sürdürdü. Ayrıca, piyasalarda gerekçesiz borçlanma maliyeti artışlarına karşı devreye alınabilecek Transmission Protection Instrument (TPI) aracının, gerektiğinde kullanılmaya hazır olduğu mesajı yinelendi. Banka, ücretlerin henüz enflasyona karşı kayda değer bir tepki vermediğini belirtse de, enerji şokunun uzun vadeli etkilerinin ekonomik büyümeyi baskılayabileceği konusunda uyarılarda bulundu.