Avrupa Birliği (AB), doğal gaz fiyatlarının son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşmasıyla birlikte ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. AB Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, kıtada normal şartlar altında dahi yaklaşık 50 milyon kişinin evini yeterince ısıtamadığını belirterek, mevcut fiyat artışlarının bu durumu daha da kötüleştireceği uyarısında bulundu.
Lüksemburg'da bir araya gelen AB enerji bakanları, yaklaşan kış ayları öncesinde alınabilecek önlemleri masaya yatırdı. Toplantının ana gündem maddesini, megavatsaat başına 100 euroyu aşan doğal gaz fiyatları ve yüzde 75'e gerileyen depo doluluk oranları oluşturdu. Jorgensen, yüksek enerji maliyetlerinin sadece hane halkını değil, Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücünü de doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
Fiyatlardaki sert yükselişin arkasında küresel ölçekte yaşanan arz sorunları ve jeopolitik gerilimler yatıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki sevkiyat aksaklıkları ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının önemli bir kısmını sağlayan Katar'ın ihracatındaki kesintiler, piyasalardaki dengeleri bozdu. Çin'in stoklarını güçlendirmek amacıyla LNG alımlarını artırması, Avrupa ile Asya ülkeleri arasındaki rekabeti kızıştırarak fiyatları yukarı taşıyan bir diğer etken oldu.
Uzmanlar, kış aylarının sert geçmesi ve arz sıkıntılarının devam etmesi durumunda, doğal gaz fiyatlarının 2027 yılının başına kadar megavatsaat başına 130 euro seviyelerine çıkabileceğini öngörüyor. Bu tablo karşısında AB yetkilileri, özellikle dar gelirli vatandaşları korumak amacıyla geçici ve hedefli destek mekanizmalarının devreye alınabileceğini belirtiyor. Avrupa sanayisi ve tüketicileri, enerji arz güvenliğinin kritik bir eşiğe geldiği bu dönemde, kış aylarını en az hasarla atlatmanın yollarını arıyor.