Hürmüz Boðazý'ndan ticaret akýþýndaki aksaklýk nedeniyle dünyada 3 aydan fazladýr süren enerji arz krizi fosil yakýtlara baðýmlýlýðýn ekonomik ve stratejik maliyetlerini yeniden gündeme taþýrken kasýmda Türkiye'nin ev sahipliðinde yapýlacak Birleþmiþ Milletler (BM) Ýklim Deðiþikliði Çerçeve Sözleþmesi 31. Taraflar Konferansý (COP31) temiz enerji dönüþümü ve elektrifikasyonun hýzlandýrýlmasý için önemli bir dönemeç olarak görülüyor.

Almanya'nýn eski Ýklim Özel Elçisi ve Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu Kýdemli Araþtýrmacýsý Jennifer Morgan, iklim deðiþikliðiyle mücadeledeki sorunlar ve Türkiye'nin kasýmda ev sahipliði yapacaðý COP31 iklim zirvesine iliþkin AA muhabirine deðerlendirmelerde bulundu.

Dünyada iklim deðiþikliðiyle mücadelede önemli eksiklikler olduðunu söyleyen Morgan, 2015'te imzalanan Paris Anlaþmasý öncesinde küresel sýcaklýk artýþýnýn yüzyýl sonuna kadar sanayi öncesi dönem ortalamasýna göre 1,5 dereceyle sýnýrlandýrma veya 2 derecenin altýnda tutma hedefine yönelik patikada ilerlenmediðini ifade etti.

"Bu hala kabul edilemeyecek kadar yüksek olsa da Paris Anlaþmasý olmasaydý, bulunacaðýmýz 4 derecelik olasý artýþ ihtimalinden daha iyi bir yerdeyiz. Paris Anlaþmasý'nýn temiz enerji dönüþümüne verdiði ivme gerçekten çok büyük oldu. Bununla birlikte eksiklikler de var. Son günlerde özellikle Hürmüz Boðazý'ndaki kriz ve yaþanan geliþmeler, fosil yakýtlara baðýmlýlýðýn ne anlama geldiðini açýkça gösteriyor. Petrol ve gaz baðýmlýlýðýnýn ülkeler için ekonomi, enerji ve iklim güvenliði açýsýndan neden bu kadar zararlý olduðunu görüyoruz. Geçmiþte ülkeler farklý öncelikler arasýnda seçim yapmak zorunda olduklarýný düþünüyorlardý. Artýk ekonomi, enerji ve iklim güvenliðinin birlikte saðlanabileceði çok net bir þekilde görülüyor. Yaklaþan bir El Nino süreci ve dünyanýn dört bir yanýnda krizler düþünüldüðünde, artýk harekete geçmenin zamanýnýn geldiðini düþünüyorum."

Bu dönemin iklim deðiþikliðiyle mücadeleyi güçlendirmek ve temiz enerji dönüþümünü hýzlandýrmak için "mükemmel bir fýrsat penceresi" olduðuna iþaret eden Morgan, "Petrol ve gazýn ne kadar pahalý, güvensiz ve kirletici olabileceðini, yenilenebilir enerjinin ise uygun maliyetli, temiz ve eriþilebilir olduðunu görüyoruz. Bu yeni ekonomik ve enerji güvenliði gerçekliði sayesinde hükümetler gerekli altyapýyý ve politikalarý hayata geçirerek dönüþümü hýzlandýrabilir." dedi.

Morgan, ekonomilerin temiz enerji kaynaklarýyla elektrifikasyonu ilerletmesinin kritik önemde olduðunu ifade ederek, COP31 dönem baþkaný ve ev sahibi Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden birinin de elektrifikasyon olduðunu anýmsattý.