4857 Sayılı İş Kanunu’na göre, işçinin yakalandığı hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve iş yerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde işveren işçiyi ihbar süresini beklemeksizin “derhal” işten çıkartabilir.

İşverenin, hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde ihbar süresini beklemeksizin işçiyi derhal işten çıkartabilmesi için ise kanunda belirtilen sürelerin aşılması gerekir. Kanuna göre, söz konusu sebeplerle işe devamsızlık süresi işçinin iş yerindeki çalışma süresine bağlı olarak hak ettiği ihbar süresi + altı hafta aşarsa işveren açısından ihbar süresi beklenmeksizin işten çıkarma hakkı doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 24 haftalık analık izninin bitiminden sonra başlar.

İşverenin bu gerekçe ile işçiyi bildirim süresini beklemeksizin işten çıkartabilmesi için raporun aralıksız kullanılmış olması gerekir.

Peki, işçinin “derhal fesih” için kritik önem taşıyan süreyi aşıp aymadığı nasıl hesaplanır? Bunun için öncelikle işçinin çalışma süresine göre değişen ihbar süresi bulunur. Sonra bu sürenin üzerine 6 hafta eklenir. Kullanılan toplam rapor süresi ihbar süresi + 6 haftayı aşarsa o işçi için tehlike çanları çalar.

İhbar süresi iş yerindeki çalışması 6 aydan az süren işçi için 2 hafta; 6 aydan 1,5 yıla kadar süren işçi için 4 hafta; 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren işçi için 6 hafta, üç yıldan fazla süren işçi için 8 haftadır.

İşverenin iş akdini derhal fesih hakkı ise iş yerindeki çalışma süresi 6 aydan az süren işçi için 8 haftanın (56 gün) dolmasıyla başlar. Bu süre iş yerindeki çalışma süresi 6 aydan 1,5 yıla kadar süren işçi için 10 hafta (70 gün); 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren işçi için 12 hafta (84 gün); 3 yıldan fazla süren işçi için 14 hafta (98 gün) olarak uygulanır.