Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Tıptaki gelişmelerle birlikte insan ömrü uzarken, beyin sağlığını korumak her zamankinden daha kritik bir hale geldi. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, davranış nörolojisi ve sağlıklı yaşlanma üzerine yaptığı açıklamalarda, Alzheimer ile mücadelede yaşam tarzının belirleyici rolüne dikkat çekti.
Beynin fiziksel olarak 30’lu yaşlardan itibaren küçülmeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Seçkin, bu sürecin olumsuz etkilerinin genellikle 60 yaşından sonra hissedildiğini belirtti. Ancak bu yaş grubunun bir avantajı olduğunu vurgulayan Seçkin, "60’lı yaşlar beynin sinaptik yoğunluğunun en yüksek olduğu dönemdir. Hafif unutkanlık eşlik etse de, bilgelik bu yaşlardan itibaren ortaya çıkar" dedi.
Alzheimer hastalığının beyinde protein birikimiyle başlayan ve 10-20 yıla yayılan sinsi bir süreç olduğunu belirten Seçkin, erken tanının önemini hatırlattı. Unutkanlığın her zaman Alzheimer anlamına gelmediğini; COVID sonrası gelişen beyin sisi, tümörler veya enfeksiyonların da benzer belirtiler gösterebileceğini ifade etti.
Hastalığa karşı en güçlü savunma mekanizmasının "bilişsel rezerv" olduğunu söyleyen Seçkin, bu rezervi artıran ve azaltan faktörleri şöyle sıraladı:
Artıranlar: Sosyal aktivite, enstrüman çalmak, spor yapmak, kaliteli uyku ve sağlıklı beslenme.