Atatürk Müzesi... Atatürk'ün 10-12 Haziran 1937'de konakladığı köşk. Alt katta... Atatürk'ün vasiyetini... Mal varlığını Hazine'ye bıraktığını yazdığı oda var. Odanın önünde bir kadın... Öğretmen... Bursalı... Trabzon'a gezmeye gelmiş... Tanışıyoruz. "Ne olur yazın" diyor: - CHP'li eski-yeni yöneticiler ne olur birbirlerine ağır sözler söylemesinler... Yarın birbirlerinin yüzüne nasıl bakacaklar?
Zafer Aygün... Valiliğin karşısında işyeri var... Telefoncu. Barış Memiş... Trabzonspor'un eski futbolcusu. Bayramlaşıyoruz... Ve sohbet... Söz CHP'den açılıyor. Zafer Aygün: Kol kırılır, yen içinde kalır... Ama CHP'de böyle bir şey yok... Çıkar her şeyin üstünde... CHP'nin bir kesimi mutlu, bayram yapıyor... Bir kesimi de için için ağlıyor... Çok yazık.
Barış Memiş: Birbirleriyle bayramlaşmıyorlar... Telefona çıkmıyorlar... Ayıptır. Rakiplerine koz veriyorlar... Hep kavga, hep kavga... Nereye kadar?
Soğancı Park Dinlenme Tesisleri... Biraz çay... Biraz sohbet. Elbette kamuoyu yoklamasına devam. Bana fındıklı kahve ikram eden... Ayrılırken de bir paket fındıklı kahve veren Termeli dedi ki:
CHP'den ayrılıp parti kuran yanlış yapar. Parti döner dolaşır yine Özgür Özel'e gelir. Bütün bu çekişmelerden CHP ağır yaralanır. Elbette sonunda toparlanır... Ama uzun zaman alır.
Uzun Sokak... Trabzon'un nabzının attığı yerlerden... Şehrin merkezi. Piknik Ahmet... Kime sorsanız tanır. Kalyoncu Kebap... Ahmet Özer. Grup olarak gittik. Sordum;