Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından uzun süredir endişe kaynağı olan ve uyduların elektronik bileşenlerine kalıcı hasarlar verebilen Multipactor etkisi, İspanyol bilim insanlarının geliştirdiği yeni bir yöntemle kontrol altına alınabilir. Madrid Malzeme Bilimi Enstitüsü (ICMM) bünyesindeki araştırmacılar, uzay araçlarını bu elektron seli etkisinden korumak için çevre dostu bir nanometre ölçekli kaplama teknolojisi geliştirdi.
Uzay sanayisinde on yıllardır kullanılan ve oldukça etkili olan Alodine adlı krom esaslı kaplama, hem çevre hem de insan sağlığı için ciddi riskler taşıyor. Avrupa makamlarının yasaklama baskısı altında olduğu bu maddeye karşı bugüne kadar teknik performans açısından yeterli bir alternatif bulunamamıştı. CSIC araştırmacısı Lidia Martínez liderliğindeki ekip, mikrometre ölçeğindeki geleneksel yöntemlerin aksine, nanometre düzeyinde pürüzlü bir yüzey yapısı oluşturarak bu sorunu çözmeyi başardı.
Ultra yüksek vakum tekniğiyle üretilen altın ve gümüş nanoparçacıkları, gözenekli ve kimyasal açıdan temiz bir film tabakası oluşturuyor. ESA onaylı laboratuvarlarda gerçekleştirilen testler, bu yeni kaplamanın ikincil elektron yayımını yaklaşık yüzde 30 oranında azalttığını ve enerji eşik noktasında yüzde 300'e varan iyileşmeler sağladığını ortaya koydu. Ayrıca, 150 dereceye kadar ısıl işlemlere ve zorlu yaşlandırma testlerine tabi tutulan malzeme, performansını korumayı başardı.
Teknolojinin ticarileştirilmesi için CSIC ve Nanostine girişimi ortak bir Avrupa patent başvurusunda bulundu. Temmuz 2025'te sunulan patent başvurusu şu anda inceleme aşamasında. Uzay ve havacılık sektörünü hedefleyen bu yenilikçi çözüm, Madrid Özerk Bölgesi'nin Sanayi Doktora programı ve ESA Business Innovation Center tarafından destekleniyor.
Araştırmacılar elde edilen sonuçlardan memnun olsa da, uzay teknolojilerindeki doğrulama süreçlerinin uzunluğu konusunda temkinli davranıyor. Lidia Martínez, yeni kaplamanın bir uydu üzerinde gerçek görevine başlayabilmesi için yaklaşık on yıllık bir doğrulama ve test sürecinin tamamlanması gerektiğini vurguluyor. ESA'nın projeye olumlu yaklaştığı belirtilse de, malzemenin uzay ortamındaki nihai başarısı için önümüzdeki yıllarda yapılacak ileri aşama testleri kritik önem taşıyor.